Skip to content
General News

15 Ekim'de Feke'yi Hatırlamak: Kadın Çiftçilerin Bize Söyledikleri

Yönetim 15 October 2026 · 4 min read · 4 views


Her yıl 15 Ekim yaklaştığında kadın çiftçilerin emeği üzerine yazılar okuyor, kutlama mesajları görüyoruz. Bu yıl biz başka bir şey yapmak istedik. Kadın çiftçiler adına konuşmak yerine, onların bize kendi ağızlarından anlattıklarını yeniden hatırlatmak istedik. Aklımıza ilk gelen de bu yılın şubat ayında Feke'de yaptığımız buluşma oldu.

11 Şubat 2026'da Adana'nın Feke ilçesine bağlı Tapan bölgesinde Girişimci Kadınlar Tapaneli Kadın Kooperatifi üyeleri, kadın çiftçiler ve yerel üreticilerle bir araya geldik. Savunuculuk ve izleme faaliyetlerinden sorumlu İrfan Yüksek'in de katıldığı toplantıda lavanta üretimini konuştuk. Ama konuşma kısa sürede lavantanın ötesine geçti. Kadınlar, sulama yetersiz olduğu için fidelerin kuruduğunu, ekim zamanı ve gübreleme konusunda deneme yanılmayla ilerlediklerini, hasat döneminde işçi bulamadıklarını ve ürünlerini değerinde satacak alıcıya ulaşamadıklarını tek tek anlattı. Taleplerini de açıkça dile getirdiler: fide desteğiyle eş zamanlı verilen su desteği, tarlada yapılan uygulamalı eğitim, hasat öncesinde kurulacak bir işçi havuzu ve alım garantili satış modelleri. Aradan geçen aylara rağmen o gün söylenenler hâlâ güncel. 15 Ekim, bu sözleri yeniden gündeme getirmek için en doğru zaman.

Kadın olarak çiftçilik yapmak

Feke'de konuşulan sorunların çoğu bütün üreticileri etkiliyor. Ancak kadın üreticiler bu sorunlarla daha ağır koşullarda karşılaşıyor. Türkiye'de kadınlar tarımsal emeğin önemli bir kısmını üstleniyor, ama bu emek çoğu zaman kendi adlarına kaydedilmiyor. Ücretsiz aile işçilerinin yüzde 77'si kadın. Buna karşılık Çiftçi Kayıt Sistemi'ndeki çiftçilerin yalnızca yüzde 13,3'ü kadın. Tarlada çalışan kadın, kayıtlarda çoğu zaman eşinin ya da ailesinin işletmesinde görünmez kalıyor. Kendi adına kayıtlı olmayan bir kadının desteklere, tarımsal kredilere ve eğitim programlarına ulaşması da zorlaşıyor.

Görünmezlik sosyal güvence için de geçerli. Tarımda çalışan kadınların yüzde 90'ından fazlası kayıt dışı çalışıyor. Bu kadınlar yıllarca toprağı işliyor ama emeklilik, sağlık güvencesi ya da iş kazası koruması konusunda ellerinde neredeyse hiçbir şey kalmıyor. Ücretli çalışabilen kadınlar da aynı işi daha düşük ücretle yapıyor. 2025 verilerine göre mevsimlik çalışan bir kadın günde 1.193 TL kazanıyor, aynı işi yapan bir erkek ise 1.416 TL.

Kadın çiftçinin işi tarlada da bitmiyor. Kadınlar ev işlerine ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 35 dakika ayırıyor, erkekler ise 53 dakika. Tarladan dönen kadını yemek, çocuk ve yaşlı bakımı, hayvanlar ve ev işleri bekliyor. Bu ikinci mesai kadınların eğitimlere katılmasını, kooperatif toplantılarına gitmesini ya da ürününü pazarlamak için zaman ayırmasını da zorlaştırıyor. Toprak, ekipman ve satış kararlarının çoğu zaman hanedeki erkekler tarafından verilmesi ise kadınların emeğinin karşılığı üzerinde söz sahibi olmasını sınırlıyor.

Feke'deki kadınların önerileri arasında kadınların ve gençlerin hasat süreçlerine katılımını teşvik eden programların bulunması bu yüzden önemli. Kadınlar yalnızca destek istemiyor. Üretimin her aşamasında görünür olmak ve söz sahibi olmak istiyorlar.

Feke'de konuşulan sorunlar

Su meselesi sorunların başında geliyordu. Fide desteği verildiği hâlde su ve sulama desteği aynı dönemde gelmeyince emek de kaynak da boşa gidiyordu. Aşırı sıcaklar ve öngörülemeyen hava koşulları kaybı daha da büyütüyordu. Kadınların beklentisi açıktı: Destekler birbirinden kopuk değil, birlikte ve zamanında verilmeli.

Bilgi eksikliği de en çok dile getirilen konulardandı. Rakıma ve mikroklimaya uygun olmayan alanlara dikilen lavantanın beklenen verimi vermediğini kadınlar kendi tarlalarında görmüştü. Bu yüzden sınıfta anlatılan değil, tarlada gösterilen bir eğitim istiyorlardı.

En büyük kaygı ise hasat dönemindeydi. Lavantanın hasat süresi kısa. Bu kısa sürede işçi bulmak giderek zorlaşıyor ve her gecikme ürün kaybı anlamına geliyor. İşçi bulunsa bile alıcı bulmak ayrı bir sorun. Lojistik zorluklar ve pazara erişimin sınırlı olması nedeniyle ürün ya tarlada kalıyor ya da değerinin altında satılıyor.

Kadınların çözüm önerileri

O gün bizi en çok etkileyen, kadınların sorunları sıralayıp susmamasıydı. Masaya kendi çözüm önerilerini de koydular. Hasattan önce yerel yönetimlerle birlikte bir mevsimlik işçi havuzu oluşturulmasını, kooperatif içinde ortak hasat takvimi hazırlanmasını ve ekipmanların paylaşılmasını önerdiler. Alıcılarla hasattan önce ön sözleşme yapılmasını, belediyeler ve kooperatifler aracılığıyla alım garantili modeller kurulmasını istediler. Lavantayı ham ürün olarak satmak yerine katma değerli ürünlere dönüştürmekten, festivaller, yerel pazarlar ve e-ticaret yoluyla doğrudan tüketiciye ulaşmaktan söz ettiler. Hasat planlaması, iş gücü yönetimi ve pazarlama konularında eğitim taleplerini de özellikle vurguladılar.

Feke'deki kadınların söyledikleri, Türkiye'nin birçok yerindeki kadın çiftçilerin ortak sesi aslında. Kadınlar üretmeye hazır, ne istediklerini de biliyorlar. Eksik olan; zamanında verilen destek, uygulamalı bilgi, kendi adlarına kayıt, örgütlenme imkânı ve pazara açılan güvenilir yollar. Kooperatifler burada belirleyici bir rol oynuyor. Tek başına bir kadın üreticinin sesi alıcıya, belediyeye ya da kuruma ulaşmakta zorlanabilir. Bir kooperatifin sesi ise ulaşır.

Feke'den bugüne

Feke'de dinlediklerimiz kendi çalışmalarımıza da yön verdi. Adana dahil beş pilot ilde lavanta tarlaları üzerinden hassas tarım uygulamalarını yerinde göstermeyi sürdürüyoruz. 26 Şubat 2026'da İzmir'de tescil edilen S.S. Yeşertenler Tarımsal Dijital Dönüşüm İnovasyon Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi de bu yaklaşımın bir sonucu. Bu kooperatif, kadın üreticileri veri odaklı üretim, tıbbi ve aromatik bitkiler ve finansmana erişim gibi alanlarda desteklemeyi amaçlıyor.

15 Ekim'i bir kutlama gününden öte, kadın çiftçilerin taleplerine kulak verilmesi gereken bir gün olarak görüyoruz. Feke'deki kadınların bize anlattıklarını bu nedenle yeniden paylaşıyoruz. Onların destek ve gelişme taleplerinin karar vericilere, yerel yönetimlere ve ilgili kurumlara ulaşmasını istiyoruz.

Emeğiyle toprağı yaşatan bütün kadın çiftçilerin Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nü kutluyoruz.


Comments (0)

Write the first comment.