İçeriğe geç
Genel Haberler

Dünya Kadın Çiftçiler Günü

Yönetim 15 Ekim 2026 · 2 dk okuma · 6 görüntülenme

Toprağı Yaşatanların Günü

Bir tarlaya baktığımızda ekini, makineyi, sulama kanalını görürüz. Ekini kimin diktiğini, çapasını kimin yaptığını, tohumu bir sonraki yıla kimin sakladığını ise çoğu zaman görmeyiz. 15 Ekim, işte bu görünmeyen emeği hatırlamak için var.

Türkiye’de Dünya Kadın Çiftçiler Günü olarak kutlanan bu tarih, Birleşmiş Milletler takviminde Uluslararası Kırsal Kadınlar Günü olarak yer alıyor. İki ad da aynı gerçeğe işaret ediyor: Kadınlar tarımsal üretimin ve kırsal yaşamın taşıyıcı kolonlarından biri. Tarlada, bahçede, ahırda, ürünün işlendiği mutfakta ve pazara giden yolda kadın emeği hep orada. Yerel tohumları koruyan, tarım bilgisini kuşaktan kuşağa aktaran da çoğu zaman yine kadınlar.

Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin geçen yılki açıklamasına göre ülke genelindeki 754 ziraat odasına kayıtlı 956.643 kadın çiftçi var. Bu rakam küçümsenecek bir rakam değil, ama eksik bir rakam. Çünkü yalnızca kayıtlı kadınları kapsıyor. Aile işletmesinde ücretsiz çalışan, mevsimlik işçi olarak tarladan tarlaya giden, ürünü işleyip satan milyonlarca kadın bu sayının dışında kalıyor. Sorun da tam burada başlıyor: Kayıtta görünmeyen emek, ücrette, sosyal güvencede, toprak mülkiyetinde ve karar masalarında da görünmüyor.

Kadın çiftçilerin güçlenmesi yalnızca kadınları ilgilendiren bir mesele değil. Birleşmiş Milletlerin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının birçoğu doğrudan bu konuya bağlı. Açlığı sona erdirme hedefi, kadınlar dahil küçük üreticilerin verimliliğinin ve gelirinin artırılmasını açıkça öngörüyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği hedefi, kadınların arazi hakkına, teknolojiye ve karar süreçlerine erişimini kapsıyor. İnsana yakışır iş hedefinin tarımdaki karşılığı ise kayıtlı, güvenli ve adil ücretli çalışma. Sorumlu üretim ve iklim eylemi hedefleri de kadın üreticilerin bilgiye ve uyum araçlarına erişimini gerektiriyor. Kuraklıkla, aşırı sıcaklarla ve dengesiz yağışlarla ilk karşılaşanlar tarlada çalışanlar oluyor.

Yapılması gerekenler aslında belli. Kadın çiftçilerin eğitime, tarımsal danışmanlığa, dijital araçlara, finansmana ve pazara erişimi kolaylaştırılmalı. Kooperatiflerde ve üretici örgütlerinde yalnızca üye olarak değil, yönetici ve karar verici olarak da yer almaları desteklenmeli. Emeklerinin karşılığını almaları ve sosyal güvenceye kavuşmaları, kırsal kalkınma politikalarının merkezine yerleştirilmeli.

15 Ekim vesilesiyle, üretimin her aşamasında emeği bulunan bütün kadın çiftçilerin gününü kutluyoruz. Kadın çiftçilerin emeğini görünür kılmak ve haklarını güçlendirmek, tarımın geleceğine yapılabilecek en sağlam yatırımdır.

Yorumlar (0)

İlk yorumu sen yaz.