Skip to content
General News

Tarlada Emek Kadının, Tapu Erkeğin

Yönetim 14 October 2026 · 3 min read · 6 views

Kırsalda bir hanenin yıllık gelirini konuşurken genellikle tek bir isim anılır: çiftçi kayıt belgesinde, banka hesabında ya da ziraat odası listesinde adı geçen kişi. Oysa o gelirin arkasında sabah ezanıyla tarlaya çıkan, öğlen yemeğini yetiştiren, akşam hayvanları sağıp ertesi günün hazırlığını yapan başka biri daha vardır. Çoğu zaman bu kişi bir kadındır ve rakamlar onu neredeyse hiç göstermez.

TÜİK’in 2023 verilerine göre Türkiye’de tarımsal istihdamın yüzde 42'sini kadınlar oluşturuyor. Çalışan her beş kadından biri geçimini tarımdan sağlıyor. Erkeklerde bu oran yüzde 14'te kalıyor. Yani tarım, kadınlar için erkeklerden daha belirleyici bir geçim kaynağı. Ancak aynı verilerin bir başka satırı tabloyu tersine çeviriyor: Çiftçi Kayıt Sistemi’nde kadınların payı yalnızca yüzde 13,3.

Bu farkın açıklaması “ücretsiz aile işçisi” kavramında yatıyor. Türkiye’deki yaklaşık 2 milyon ücretsiz aile işçisinin yüzde 77'si kadın. Kadın çalışıyor, ürün yetişiyor, satılıyor, gelir haneye giriyor. Ama kayıtlarda üretici olarak kadın değil, hanenin başındaki kişi görünüyor. Bu bir istatistik sorunundan ibaret değil. Kendi adına kayıtlı olmayan bir kadın üretici desteğe, krediye ve kooperatif üyeliğine ulaşmakta zorlanıyor.

Sosyal güvence tarafında da durum farklı değil. 2025 verilerine göre tarımda çalışan kadınların yüzde 90'ından fazlası kayıt dışı çalışıyor. Tarım dışındaki sektörlerde bu oran beşte bir civarında. Bu kadınlar bugün hane bütçesine katkı sağlıyor, ama yarın emeklilik, sağlık güvencesi ya da iş kazası koruması söz konusu olduğunda ellerinde neredeyse hiçbir şey kalmıyor.

Ücretli çalışabilen kadınlar da eşit kazanmıyor. TÜİK’in 2025 tarım işçisi ücretleri verilerine göre mevsimlik çalışan bir erkek günde 1.416 TL kazanırken bir kadın 1.193 TL kazanıyor. Fark sürekli işçilerde daha da açılıyor: erkeklerin aylık ücreti 39.843 TL, kadınlarınki 23.598 TL. Başka bir deyişle, sürekli çalışan bir kadın aynı işte çalışan erkeğin kazancının yaklaşık yüzde 59'unu alıyor.

Kadının günü tarlada da bitmiyor. TÜİK Zaman Kullanım Araştırması’na göre kadınlar ev işlerine ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 35 dakika ayırıyor. Erkeklerde bu süre 53 dakika. Yemek, temizlik, çocuk ve yaşlı bakımı için dışarıdan hizmet alınsa hane bütçesinde ciddi bir kalem oluşurdu. Bu yükü kadınlar ücretsiz taşıyor ve bu katkı hiçbir gelir hesabına girmiyor.

Tablo yalnızca Türkiye’ye özgü değil. FAO’nun raporuna göre dünyada tarımda ücretli çalışan kadınlar, erkeklerin kazandığı her 1 dolara karşılık 82 sent alıyor. Aynı büyüklükteki işletmelerde kadın ve erkek çiftçiler arasında yüzde 24'lük bir verimlilik farkı bulunuyor. Bu fark tembellikten kaynaklanmıyor. Kadınlar krediye, eğitime ve teknolojiye daha az erişebiliyor. Raporun hesabına göre bu eşitsizlikler giderilirse küresel ekonomi yaklaşık 1 trilyon dolar büyüyecek, gıda güvencesizliği yaşayan insan sayısı da 45 milyon azalacak.

Bu rakamlar yan yana konduğunda ortaya çıkan sonuç basit: Kırsal hane ekonomisi kadın emeği olmadan ayakta durmuyor, ama bu emek kendi adına ne kayıt ne güvence ne de eşit ücret alabiliyor. Kadın çiftçileri kendi adlarına üretici olarak tanımak, emeklerini kayıt altına almak ve onlara eğitim, dijital araç ve finansman yollarını açmak bir lütuf değil, kırsal ekonominin geleceği için zorunlu bir yatırım.

Comments (0)

Write the first comment.